Evlenmek istiyorum

Evlenmek istiyorum diyen bayanlar ve Erkekler, Artık yuva kurmanın vakti geldiğini düşünüyorsanız ve iş hayatınızdan dolayı veya çevrenizde uygun bir eş adayını bulamadıysanız en son çare internettin nimetlerinden faydalanmak deyip arama yapıp buray geldiniz :) Erkek Arkadaş ilanları Evlenmek İsteyen Erkekler Evlenmek İstiyorum İslami Evlilik Sevgili Arıyorum Sizden Gelenler Sohbet Etmek İsteyen Erkekler . Beyaz bir atım yok ama prens olduğumu söylerler 0. Evlenmek İstiyorum , Koca Arayan Dul Olgun Bayanlar ve Eş Arayan Kızlar ile Görüntülü Canlı ve Anlık Sohbet Etmek istiyorum diyen Arkadaşlarımız da , sitemizi Kullanabilir. Whatsapp Bayan ve Kız Cep Telefon Numaraları Arayanlar da , Sitemizde Şansını Değerlendirebilir. Sitemizi Kullanarak , Yorum yaparak , İlan açarak ... Sevtap benim ismim. Merhabalar öncelikle. Ben evlenmek istiyorum bu yüzden ilan açtım. Ayrıca evlilik ilanları telefon numaraları konusunda arayış içindeyseniz biraz sabredin ben varım artık. Gerçek bir aşk arıyorum. Evlilik kolay gibi görünen bir şey Evlenmek istiyorum diyenler için ciddi islami elit evlilik sitesi hemde ücretsiz ve üyeliksiz profil oluştur! Eşini bul evlen. Evlenmek isteyen bekar ve dul bayanlar erkekler burada eş buluyor. evlenmek istiyorum Evlenmekten korkmak veya saplantıya dönüştürmek Evlenme arzusu hem çok hayal edilen hem de korkulan bir arzudur. “Evlenmek istiyorum”, bugüne kadar hiç evlenmemiş ya da talihsiz bir evlilik başından geçmiş kişilerin arzu cümlesidir. Tabii evlenmemeye yemin etmedilerse… selam türbanlı bir bayanım dini vecibelerini yerine getiren bir bayanım dini bağları kuvvetli bir erkekle evlenmek istiyorum evlilik konusu benim için çok hassas lütfen bu konuda abuk subuk yazılar yazmayın türbanlısın burda ne geziyorsun demeyin bende insanım ve bir bayanım seçmek istiyorum gönlümün kaydığı erkekle evlenmek benimde hakkım lütfen dinine bağlı ... Evlenmek İsteyen Güzel Bayanlar. Şimdi buraya kadar anlattım işte yok öyle yok böyle. Önemli olan şeyi açıklamak istiyorum. Paraya pula önem verecek yaşı geçtim ya ben hani. Yine de kendimce doğrularım var. Mesela dürüst bir erkek ile arkadaş olmak lazım. Yalan dolanla işim hiç olmadı. Net olalım net. istanbuldan bayanla tanışmak kısmetse evlenmek istiyorum. 11 Ekim 2020. Admin. istanbul dan bir bayanla tanışmak kısmetse evlenmek istiyorum diyen enes beyle mail yolu ile iletişime geçebilirsiniz. Hakkınızda hayırlısı olsun... Evlenmek istiyorum deyip farklı amaçlara yönelenleri aldatanları asla sitemizde istemiyoruz. Ciddi evlilik siteleri arasında en iyisi ve en güvenilir olmak adına bayan üyelerimizin telefon numalarını ilan verirken paylaşmamaları sizin için en iyi olandır. Sitemizde profil oluştururken kullandığınız e-posta adresi ile evlilik ...

Hayat gerçektende sandığınız gibi değil

2020.08.02 13:55 motherfucker808 Hayat gerçektende sandığınız gibi değil

Hayat gerçektende sandığınız gibi değil arkadaşlar birazdan hayatımı anlatacağım anlayacaksınız. 1985 yılında doğdum. Ailem dindardır tabi bende böyle yetiştirildim keşke yetiştirilmeseydim şimdi görceksiniz. Lise sınavında iyi puan alıp fen lisesine gidip sonra tıpı kazanıp mezun oldum. Ailem ve ben dindar olduğumuz için sevgilim olmadı reddetmiştim. Tıptan mezun olduktan sonra askere gittim askerlik bitince de artık evlenme yaşın geldi diyip beni güya iyi aile kızı diye şuan ki eşimle tanıştırdılar. Ben bekaret takıntısı veya vb. gibi adam değilim bu arada. Sadece zina yapmadığım için zina yapmayan bir insanla evlenmek istemiştim o zamanlar. Yani evlenip boşanan bir kadınla evlenebilirdim benim için sorun olmazdı. Zina yapan kadınla evlenmek istememe sebebim Kuranda zaten açıklıyor helal meselesi. Zina yapanlarla zina yapanlar zina yapmayanlar zina yapmayanlarla evlenmesi helal kılınmıştır diye. Ailem yakın çevrem eşimi o kadar güzel tanıttıki böyle birşeyin olacağı aklımın ucundan dahi geçmezdi. Son birkaç ay önce yakın bir arkadaşım (kardeşimden öte diyeyim)(sürekli p*rno izler) bana çok çekinik bir şekilde geldi. Tabi ben anlayamadım. Bana çok sakin bir şekilde eşimin videosu olduğunu anlattı malum sitede hamster. Hani bir an olur hayatın o derece anlamsızlaşır ya benimkide öyle oldu malesef. Bazı yerler bana ait anlatmıcam k.bakmayın. Bu arada benim eşim ev hanımı. Eve apar topar geldim. Bağırdım çağırdım kendim geçip bütün hıncımla tabakları kırdım zarar vermedim ama eşime. Boşanacağımı söyledim. Ama en kötüsüde ne biliyor musunuz? 2 tane oğlum var biri 6 diğeri 3 yaşında. Boşansam bile ilerde onlara niye boşandığımı nasıl anlatabilirim ki? Daha da kötüsü videodanda haberdarmış benim eşim çekildiğinden yani ifşa falan değil. Boşanacağımı söyledikten sonra ev hanımı olduğu için yani işsiz nafaka tehdidi etti. Videoyu sildirdim. Yani artık böyle bir video yok boşanma davasında kanıtım bile yok. Boşanamıyorum çünkü çocuklarımı öyle bir kadına emanet edemem de. Hele hele nafaka ile vereceğim parayı çocuklarıma değil muhtemelen sevgililerinide harcar. Aslında burada eskiyim fakat eski hesabımla açacak yüzüm hiç yok pgibolojim bozulduğu için tek çare burası. Kimseye anlatamıyorum arkadaşımdan başka. Napabilrim lütfen yardım edin. Nafaka vermeden çocukları alıp kaçmak istiyorum yurt dışına. Nafaka parasını çocuklara harcayacağına bilsem kazandığım paramın çoğunu veririm ama dediğim gibi sevgilileriyle harcayacak ve bu beni intihara sürükler. işin en acı kısmı hiç kimseyi kınamadım , atıfta bulunmadım , hakaret etmedim. Kısacası bunu hakedecek birşey yapmadım. Artık hiçbirşeye inanmıyorum ne dine ne hayata ne adalete. Yurt dışında doktor sınavlarına girmek istiyorum birkaç ülkenin kazanırsam eğer çocukları alıp nasıl gidebilirim? Arkadaşımdan başka kimse bilmiyor ne ailem ne yakın çevrem. Burayada yeni hepap açarak yazdım. Beynim o kadar berbat ki şuan hiçbir şey düşünemiyorum.
submitted by motherfucker808 to KGBTR [link] [comments]


2020.07.29 15:25 griljedi GRRM - 2012 Söyleşileri

  1. Şu ana kadar yayımlanan kitaplara eklediğiniz ve okuyucunun bulmasını umduğunuz ama bulamadığı şeyler var mı? Yahut çok az kişinin gördüğü?
Hayranların şu ana kadar her şeyi öğrendiğini düşünüyorum. İnsanlar düşüncelerini internette, bloglarda yazıyor. En anlaşılmaz, ücra ipuçları bile kısa sürede bulunuyor ve dikkat çekiliyor.
  1. Valyria’yı görecek miyiz?
Kıyamet öncesi mi şimdiki halini mi? Belki.
  1. Cevaplanmamış ama Kış Rüzgarlarında cevaplanacak üç soru söyler misiniz?
Söyleyebilirim ama söylemeyeceğim.
  1. Bronn’un hikayesi bitti mi?
Bronn’un hala bir rolü var, kesinlikle geri dönecek.
  1. Başlangıçta onlara vereceğiniz yolu ertelediğiniz veya yoldan saptırdığınız bir karakter var mı? Varsa, kim?
Hayır, var diyemem. Bazı durumlarda kronolojiler başlangıçta istediğimden farklı ama tüm karakterlerin hikayeleri aynı devam devam ediyor.
  1. Demiradamlar kuzeye saldırmamış ve Kızıl Düğün gerçekleşmemiş olsaydı Kuzey ve Nehirtoprakları bağımsız kalmaya devam edebilir miydi?
Kuzey olabilir ama Nehirtoprakları daha sorunlu. Gerçek doğal sınırlar olmadan, nehirtoprakları her taraftan saldırılara karşı savunmasızdır, bu yüzden tarihleri kan ve kargaşa ile dolu.
  1. Hayranların bulduğu ama sizin o amaçla yazmaya niyetlenmediğiniz en büyük kırmızı ringa balığı (yem) nedir?
Bu söylemek olurdu ama hayranlar, ufacık bir şeyden bile kuram çıkarıyorlar. Zaman zaman bunları bana e-posta atıyorlar.
- Dothraki aslında bir dizi bozkır ve ova kültürünün bir karışımı olarak tasarlandı ... Moğollar ve Hunlar, kesinlikle, ama aynı zamanda Alans, Sioux, Cheyenne ve çeşitli diğer Amerikan kabilelerinin ... saf bir fantazi ile terbiyeli hali. Araplara veya Türklere - orijinal olarak bozkırların atlıları olması haricinde- herhangi bir benzerlik tesadüfidir (bu emmiye biri Hunların da Türk olduğunu söylesin. Neyse). Bununla birlikte, genel olarak, tarihten ilham alırken, ister bireylerden isterse tüm kültürlerden olsun, doğrudan bire bir nakillerden kaçınmaya çalışırım. Robert'ın VIII. Henry veya Edward IV olduğunu söylemek nasıl doğru değilse, Dothrakilerin de Moğol olduğunu söylemek doğru olmaz.
- GRRM; “Ejderhaların Dansı sonunda pek çok uçurum vardı, 6. kitapta bunları çok erken çözeceğim. Kitabı inşa ettiğim iki büyük savaşla açacağım; Buz Savaşı ve Meereen-Köle Körfezi Savaşı ve sonra oradan alıp devam edeceğim.”
- Ned ve Robb’un ölümü... Bu iki karakterin sonunu en başından beri biliyor muydunuz yoksa zaman içinde mi karar verdiniz?
Neredeyse en başından beri biliyordum. Hikayenin büyük vuruşlarını biliyorum; ana karakterlerden kim ölecek, kim yaşayacak... hepsini. Yazım sırasında keşfettiğim çok ayrıntı var, küçük karakterler gibi... Yani ana karakter altı arkadaşıyla bir savaşa girecekse altı arkadaşın hepsine de ne olacağını bilmiyorum, buna yazarken karar veriyorum ama büyük oyuncular, büyük hayatlar ve hayat değiştiren büyük olayları en başından beri planlı.
- Bir çok kişi Jon’u öldürdüğünüzü düşünüyor. Geçmişte Starklara çok kötü şeyler yaptınız ama içimden bir ses Jon hayatta kaldı diyor. Bu konuda yorum yapmak ister misiniz?
[Güler] Bu konuda yorum yapmayacağım.
- Jon, Lord Kumdandan olarak resimden etkili bir şekilde çıkmış olsa da - yaşıyor olsa bile, Sur’un o kış geldiğinde Ötekileri geri tutma şansını sevdiğimden emin değilim. Kış Rüzgarları'nda Sur’un güneyine doğru hareket ettiklerini göreceğimizi varsayabilir miyiz?
Çok fazla şey söylemek istemiyorum ama Kış Rüzgarlarında kesinlikle daha fazla Öteki göreceksiniz.
- Kargaların Ziyafeti ve Ejderhalarla Dansta bölüm başlıkları olarak Kraliçe'nin Eli veya Demir Talip gibi etiketleri kullanmaya başladın, daha önceki ciltlerde ise her zaman Jon veya Ned ya da Arya idi. Bu kimlik sorunlarını keşfetmenin bir yolu mu? Özellikle Arya ve Sansa ve Theon ile tüm kimlikleri değişiyor gibi görünüyor.
Evet, tam olarak amacım bu. Bu kitaplarda birçok kimlik saldırı altında.
- Ortaya çıkan bir diğer tema da – her yerde var ancak ancak Ejderhalarla Dansa son pov’da daha da netleşiyor - taht oyununda oyuncu olduklarını düşünen karakterlerin piyonlardan daha sık olması. Gerçek güç gölgelerdedir. Bu fikri en başından itibaren keşfetmek istediniz mi yoksa hikaye geliştikçe mi ortaya çıktı?
Hangi durumdan bahsettiğinize bağlı. Bu seriye 1991 yılında ilk başladığımda, ne olduğunu gerçekten bilmiyordum. A Game of Thrones'a geldiğimde, ana temaların ne olacağını biliyordum ve bu kesinlikle onlardan biri. Gücün doğası ve gücün kullanımı ve insanların iktidara gelmesi için neler yaptıklarını - ele aldığım en önemli şeylerden bazıları.
Varys’ın 2. kitapta sorduğu kral, rahip, savaşçı bilmecesi buna hitap ediyor. Kim kime itaat ediyor? Asıl güç kimde? Asıl soru bu.
- GRRM, Tyrion karakterini, 1981 yılında Lisa Tuttle ile yazdığı Windhaven isimli kitaptaki bir cümleden ilham aldı; “Bir cüce var, gördüğüm en çirkin adam ama ayrıca en zekisi.”
- GE: Tyrion ve Daenerys, serinin en ünlü iki karakteri...
En popüler iki karakterden biri, ancak bence evrensel olarak en popüler olan ikisi Jon Snow ve Arya. Her karakterin hayranları ve büyük bir iltifat olarak aldığım aleyhte sözler var. Gerçek insanlar hakkında böyle hissederiz; bir kişi onları sever, başka bir kişi onlar tarafından tahrik olur ve başka bir kişi onların sahte olduğunu düşünür. Kurgusal bir karakter yaratıyorsanız ve herkes karakteri seviyorsa veya karakterden nefret ediyorsa, muhtemelen bir karton parçası yaratmış olursunuz.
- GRRM, Kargaların Ziyafeti’nde Brienne’nin asılırken yaptığı seçimin “kılıç” olduğunu doğruladı ve bunu küçük Payne’i kurtarmak için yaptığını da... Yani Podric Payne, hala hayatta.
- Karakterleriniz arasında bir seyahat arkadaşı seçmeniz gerekse kimi seçerdiniz?
Hedefe ve ne yapmak istediğime göre değişir. Eğer sadece gezi, manzara, farklı yerleri görmekle ilgiliyse Tyrion’u yanıma alırdım; asit yorumları (iğneliyici demek istiyor sanırım, söyleşi ispanyolcaydı, ben de otomatik sayfa çevirici kullandım) belli zamanlarda çok iyi olurdu. Daha romantik bir kaçış olacaksa da Daenerys’i alırdım çünkü eğlenceli olmasının yanı sıra çok güzel bir kadın.
- Kim daha seksi? Hayalinizdeki Daenerys mi yoksa Emillia mı?
Gerçek şu ki Emillia çok seksi ama farklılar. Benim için seçmesi zor çünkü ikisini de çok seksi görüyorum. Emillia düşündüğüm karakterin daha yaşlı bir hali. Kitaptaki Dany, cinsellik dünyasına girmiş bir genç kız ile küçük bir kız olma arasında değişiyor. Bazen bir kraliçecilik oynayan bir kız gibi davranırken, bazen de her açıdan tamamen işlevsel bir yetişkin gibi davranır. 23 yaşındaki Emillia 17 yaşında olması gereken (aslında 16) bir karakteri canlandırıyor.
- Westeros’ta ailelerin çok fazla çocuğu var, onları rahatça öldürebilmek için mi? Karakterleri öldürmeyi seviyor musunuz?
Bunu sevmiyorum ama bazen bunu komplo ihtiyaçlarıyla yapmak zorunda kalıyorum. Buna ek olarak ilham aldığım dönem Orta Çağ; o dönemlerde ailelerin şimdikilerden daha fazla çocukları olurdu çünkü kadınlar da çocuklar da sık sık doğumda ölürdü hatta çocuklarınızın ileride fazla yaşamayabileceğinizi bilirisiniz; kimisi erken yaşta kimisi biraz daha ileri yaşta ölürdü. Bu yüzden o dönemlerde çok çocuk olurdu. Ben de, her ne kadar bu bir fantezi de olsa, işime bunu yansıtmaya çalışıyorum, o dönemin şartlarına sadık kalmaya çabalıyorum.
- Yedinci kitabın ismi Kurtların Zamanıydı, bunu neden değiştidiniz?
Bu geçici bir başlıktı; bir isim seçmem istendi ve benim de aklıma ilk Kurtların Çağı ya da Kurtların Zamanı geldi ama hiçbir zaman sevmedim. Bir Bahar Rüyası daha iyi bir başlık.
- Ormanın Çocukları ile Ötekiler arasında göründüğünden daha yakın bir ilişki var mı?
Olabilir, olabilir. Hikaye devam ettikçe gelişecek bir konu, bu yüzden şu an bir şey söylemem (kendi de bilmiyor :D ).
- Jon Arryn’nın ölümünün LF ve Lysa eliyle olduğunu öğrendik, peki Sör Hugh’un ölüm emrini kim verdi? Cersei mi? LF mi?
İkisi de olabilir, kararınıza göre... Ancak bu, sadece bir Gregor olayı olabilir de. O cani ve acımasız biri, birini öldürmek için gerçek bir nedene ihtiyacı yok.
- Doran ve Mellario’un tartışma sebebi çocuklarını uzaklaştırma meselesi yüzünden ise Mellario neden Dorne’u terk etti? (Herkesin merak ettiği bir soru.)
İyi bir evlilik değildi. Yeni ve egzotik bir şeyin cazibesi nedeniyle evlendiler. Bazen cazibe en az beklediğiniz zaman olur. Uzak bir ülkenin prensi idi ve o da hayat dolu, çok çekici, çok farklı bir kültürden gelen bir kadın gibi görünüyordu. Dorne'a geldiğinde, Norvos'tan farklı olan, özellikle de çocukların başkalarına himaye edilmesiyle ilgili geleneklerin olduğunu görür. Bu ne siyasi bir evlilik, ne de büyülü bir evlilikti, sadece insan doğasının bir örneğiydi. Bazen ilişkiler iyi bir temel üzerinde başlar: tanışırsınız, büyük bir cinsel cazibe vardır, bir ilişki kurarsınız, evlenirsiniz ... ve sonra dört veya beş yıl içinde gerçekten ortak bir şeyinizin olmadığını fark edersiniz. Bir hata yaptınız ve yedi krallıktaki gibi boşanmanın yaygın olmadığı bir toplumda kolay çözümü olmayan bir durumdasınız... Bu sadece başarısız olan politik bir evlilik örneği değil, ayrıca aşk evliliklerinin bile başarısız olabileceğinin bir örneğidir.
Bazen Yedi Krallık'taki politik evlilikleri iyi gelir ve aşk için olan evlilikler iyi olmaz. Bazen bir çift birbirini sever ve sonra bir noktada sevmezler. Şehvetten gülüşmeler başka bir şeyden de gelişmeyen evlilikler vardır. İşlerin iyi gideceğine dair bir garanti yoktur ve bunun sonucu, hayal kırıklıklarının gelişmesi ve her insanın kendi yolunda gitmesi için yabancılaşmanızdır. Bu konuda Mellario'dan bir miktar acı var çünkü Dorne Prensi olarak Doran çocuklarıyla birlikte kalabildi ve Mellario, onları terk etmek zorunda kaldı (anladığım kadarıyla Doran, kadının çocukları alıp gitmesine izin vermemiş).
- Kitaplarda, krakenleri derinlerden uyandırabilecek bir boru hakkında hikaye var. Hiç kraken görecek miyiz?
Mümkün soruya şaşırmış görünür
- Ölü ulukurt ve yavrular hakkında... Bunlar eski ilahlardan bir hediye mi yoksa Bloodraven’dan mı? Bazıları ölü kurdun boğazına takılan geyik boynuzunu bir fs olarak görüp Stark-Baratheon çatışmasına işaret kabul ediyor.
Dostum, bu okuyucuların anlaması gereken bir şey. Eğer orada dikkatlice ince bir şekilde çalıştığım bir sembolse, bunun nedeni insanları düşündürmek için fikir verici olmaya çalışıyorum. Eğer görürseniz ve merak etmeye başlarsanız, bu bilerek yapılmıştır. Ama "Bu bir sembol! Bu bir sembol!" diye bağırmayacağım. Her okuyucu kendi okumalı ve sembollerin ne olduğuna ve ne anlama geldiğine kendileri karar vermelidir. Bu, karmaşık bir sanat eserinde yaptığınız işin bir parçasıdır, kasıtlı olarak yapılandırılmış ve nispeten belirsiz olan bir şey, böylece her okuyucu kendi sonuçlarını çıkarabilir.
- Jaqen, Kızıl Tanrı'ya ve başka yerlerde ateş tanrısına atıfta bulunur. R'hllor'dan mı bahsediyor? Arya'nın Yüzsüz Adamlar tarafından eğitildiğini gördüğümüzde, R'hllor onlar için özellikle önemli görünmüyor.
George bir an düşünür Eh, Jaqen’ın onu ne zaman andığına dikkat et; yakın zamanda neredeyse yanıyordu.
- İsyan sırasında neden Davos, Stannis’e yardım etti?
George güler Çünkü soğanı vardı! Ve kendi kendine şöyle düşündü: "Bunları en iyi fiyata nereden satabilirim? Onları King's Landing'e götürürsem bana soğan bedelini ödeyecekler ama onları açlık çeken insanlara götürürsem kesinlikle daha iyi ödeyecekler. "
- Varys ve Illyrio, Prens Doran ve Sör Willem Darry'nin yapmış olduğu nişan sözleşmesinin farkında mıydı? Ve neden Darry veya birisi Viserys'e ölümünden önce bu anlaşmayı söylemedi?
İlk soruya: hayır. İkincisi ise, Viserys karar verildiğinde olgunlaşmamış bir çocuktu ve bu bilgiye hazır değildi.
- Arthur Dayne, asil ve cesur bir şövalye olarak tanıtıldı. Jaime bile dehşete düşerken o nasıl Aerys’in acımasızlıklarını destekleyebildi?
Okumaya devam edin.
- İlk Daenerys, Daemon Blackfyre ve Dorne prensi arasındaki ilişkide neler olduğunu anlatır mısınız?
Daemon ve Daenerys'in aşık olmasına rağmen, kardeşi kral Daeron, sevgi meselelerinden daha çok devlet meseleleriyle ilgiliydi. Dorne ile uzun yıllar mücadele etmiş ve Yedi Krallığa taciz etmelerini engelleyemedikleri gibi onları Yedi Krallığa katamamıştı. Şiddetin başarısız olduğu yerde, belki de evliliğin düşmanlığa son verebileceğini fark etti ve böylece kız kardeşini Dorne prensi ile ittifak kurmak için kullandı. Bu politik bir evlilik, saf ve basit, Dorne ve Yedi Krallık arasında birliği garanti etmek için uygun bir evlilik. Ayrıca, kız kardeşini ki kendisiyle birkaç çatışması olmuş ve bir çok insanın tahtın gerçek sahibi olarak gördüğü piç erkek kardeşi yerine, Dorne prensine vermeyi tercih etti. Bu da Daemon’u ilk Blackfyre Taliplisi olmasına iten bardağı taşıran son damlaydı.
- Ejderhalarla Dansta, Brandon Stark’ın da Robert gibi kadınlara olan ilgisi hakkında daha fazla şey öğreniyoruz. Brandon'ın da piçleri var mıydı?
Brandon'ın çocuk sahibi olmadan önce öldüğünü söylemek abartı olurdu. Kitaplarda bakire olmadığı tespit edilmiştir. Ziyaret ettiği çeşitli yerlerde küçük snowlar bırakmış olabilir ama kesinlikle açık olan, meşru çocukları olmadığıdır.
- Meereen Düğümünün nasıl vuku bulduğunu artık biliyoruz. Asıl sorun neydi? Örneğin, Dany'nin çeşitli karakterlerle tanışma sırası mıydı, yoksa ejderhaları kim, ne zaman ve nasıl almaya çalışacağı mıydı?
Şimdi bir şeyler açıklayabilirim. Pek çok, birçok faktörün bir birleşimiydi: Xaro'dan Dany gemilerini vermek için teklifle başlayalım, reddedilmesi daha sonra Qarth'ın savaş ilanına yol açacaktır. Sonra şehri sakinleştirmek için Daenerys'in evliliği var. Sonra Yunkai ordusunun Meereen kapılarına gelişi var, çeşitli insanların yoluna çıkma sırası var (Tyrion, Quentyn, Victarion, Aegon, Marwyn, vb.) Ve sonra Daario var, bu tehlikeli kiralık kılıç ve Dany'nin onu gerçekten isteyip istemediğine dair bir soru var; salgın var, Drogon'un Meereen'e dönüşü var ...
Bütün bunlar havaya fırlattığım toplardı ve hepsi bağlantılı ve kronolojik olarak iç içe geçmişti. Drogon'un şehre dönüşü, farklı zamanlarda olduğunu keşfettiğim bir şeydi. Örneğin, Quentyn'in Meereen'e gelişinin üç farklı versiyonunu yazdım: biri Dany'nin evliliğinden çok önce geldi, biri daha sonra geldi ve diğeri evlilikten sadece bir gün önce geldi romanda olan da bu Ve bu farklı varış noktalarının diğer karakterlerin hikayelerini nasıl etkilediğini karşılaştırmak ve görmek için üç versiyonu da yazmak zorunda kaldım. Henüz gelmemiş bir karakterin hikayesi de dahil (Sonra da GRRM neden kitapları bitiremiyor, diyoruz :P ).
- Melisandre neden Stannis'i aradı? Onu alevlerinde gördü ve kendi başına aramaya mı karar verdi yoksa kırmızı rahipler adına bir göreve mi başladı? Rahipler tarafından gönderilen Moqorro ile karşılaştırdığınızda, sanki ikincisi gibi görünmüyor.
Haklısın, Melisandre kendi karar verdi, onun kendi gündemi var.
- Ejderha Kayası temelde volkanik bir ada ve bu nedenle, mağaralarına ne kadar derine girerseniz, o kadar sıcak olur ... ama derinliklerinde bu ısıya neden olan eski Valyri büyüsü olabilir mi?
Ejderha Kayası kalesinin nasıl inşa edildiğine ve bazı yapılarında taşın bir şekilde sihirle nasıl şekillendiğine bakarsanız ... evet, hala Valyria büyüsünün mevcut olduğunu söylemek mümkündür( Targların buradaki büyü yüzünden hastalanmadığı, ayrıldıkları için hastalanmaya başladıkları kuramım daha bir güçlendi :) ).
- Neredeyse her zaman birbirleriyle müttefik olmak isteyen aileler arasında evlilikler görüyoruz. Bu bağlam göz önüne alındığında, Tywin Lannister'in evliliğinin ilk kuzenle olması tuhaf görünüyordu ve hatta Tywin'in ne kadar pragmatik ve hırslı olduğunu düşündüğünüzde daha da tuhaf görünüyordu. Yoksa gerçekten bir aşk evliliği miydi?
Aşk olabilir ama ailenin kanını güçlendirmek için başka bir açık sebep var. Targaryenlar bu politikanın en uç örneğidir: sadece kanın saflığını korumak için aile içinde evlenirler ve böylece taht veya ailenin yönetimi için birkaç aday bulundurma probleminden kaçınırsınız. Beş erkek kardeşiniz varsa ve her birinin birkaç çocuğu varsa iki veya üç nesilden sonra kendinizi otuz potansiyel mirasçı ile bulabilirsiniz: Lannister veya Frey adında otuz kişi olabilir ve bu da çatışma üretir çünkü hepsi taht için kalıtsal kavgalara katılacaklar. Güller Savaşı'nın kaynağı budur; Taht için fazla aday, hepsi Edward III'ün torunları. Beş oğlunuz varsa ve bu tür bir problemden kaçınmak istiyorsanız, belki de en büyük oğlunun ilk doğan kızını üçüncü oğlunun çocuğuyla evlenmek o kadar da kötü bir fikir değildir; kavgalardan kaçınırsınız ve kan birleşik kalır, belki de Tywin'in evliliğinin amacı buydu. Belki Lord Tytos'un fikriydi hatta Tywin'in büyükbabasının fikri bile, evlilik ittifakının tam olarak hangi saatte yapıldığına göre...ancak notlarımı kontrol etmem gerekir çünkü hatırlayamıyorum.
- Valyria’yı görme şansımız var mı?
Belki ama kesin değil. Asıl soru geçmişteki mi yoksa şimdiki mi? (yukarıda vardı bu soru, evet. Kasıtlı tekrar ekledim çünkü adamın kafasındakini çözmeye çalışıyorum ama daha çözemedim. :D)
- Jaime, Diyar’ın tarihindeki en iyi kılıç ustalarından biri. Ned harika bir kılıç ustası denemez, daha çok yetkin bir kılıç ustası demek daha doğru olur, onun yeteneği başka yerde yatıyor. O daha çok iyi bir komutandır(ağabeyi iyi bir kılıç ustası).
(Bundan sonra yine bir İspanyolca çevirisi var ve yine oto sayfa çevirisi kullandım. Malum bu dili bilmediğim için olduğu kadar; çoğu genelde iyi çeviri görünüyor ama kelimelerde anlamsız kaçan noktalar vs. olabilir. Çok karmaşık, devrik olan; çeviriden emin olmadıklarımı çıkartıyorum yazıdan çünkü tamamen yanlış bir bilgi de verilmiş olunabilir, emin olamam.)
- İlk kitaplardan herhangi bir şey değiştirmek ister misiniz?
Ahm ... Bekle ... Neyi değiştirmek isterdim? Tyrion Lannister'ın ilk tanıtıldığı sahneyi değiştirmek isteyebilirim;Tyrion'un bir kapının tepesinden atladığı sahne; bu mümkün değil. O zamana kadar, böyle durumu olan insanlar hakkında çok az referansım vardı ve daha sonra fiziksel zorlukları hakkında daha geniş detaylar öğrendim. Yani bu değiştireceğim şeylerden biri.
- Dördüncü kitaptan, 'Peygamber' veya 'Kraken'in Kızı' gibi takma adlarla bazı bölümleri açığa çıkardınız. Bunu neden yapıyorsun?
Eh ... [Gizemli bir gülümsemeyle uzun zamandır düşünüyor] Bence en iyi bilim kurgu ve fantezi yazarlarından Gene Wolfe'yi tanıyor musunuz bilmiyorum.Eserleri bulmaca ve gizemlerle dolu ve söylediklerine çok dikkat etmeniz gerekiyor.Bir gün ona sorduğumu hatırlıyorum: “Bunu neden kullanıyorsun? Bunun ötesinde daha derin bir neden var mı? ”Ve başlangıçta hiçbir şey söylemedi. Sadece ironik bir şekilde gülümsedi ve bana dedi ki: “Bunun ne anlama geldiğini düşünüyorsun?” Ve ona teorilerimi söyledim.Sonra şöyle cevap verdi: “İlginç…” [Gülüyor].Benden kurtulmak istediğin tek şey bu, ama bunun bir kaza olmadığını söylemeliyim [Gülüyor].
- 2012 yılında 400 sayfasını yazmış kitabın ama ancak 200 tanesi tam manası ile bitmiş (son gözden geçirmelerle yani). Bu durumda şimdi sona gelmiştir inşallah. :)
- Kitabın sonunda herkesi memnun etmeyeceğini biliyorsun, değil mi?
Tabii ki bazı hayranlarımı hayal kırıklığına uğratacağım çünkü nihayet tahta çıkacaklar hakkında teoriler yapıyorlar: kim yaşayacak, kim ölecek… ve hatta romantik eşleşmeleri hayal ediyorlar ama bu fenomeni Rick Nelson'ın sözlerini tekrarlayarak yaşadım: “Kimseyi memnun edemezsin, bu yüzden kendini memnun etmelisin”. Bu yüzden son iki kitabı yapabildiğim kadar iyi yazacağım ve okurlarımın büyük çoğunluğunun bundan memnun olacağını düşünüyorum. Herkesi memnun etmeye çalışmak korkunç bir hatadır; Ben okuyucularınızı kızdırmanız gerektiğini söylemiyorum ama sanat bir demokrasi değildir ve asla bir demokrasi olmamalıdır. Bu benim hikayem ve rahatsız olan insanlar dışarı çıkmalı ve kendi hikayelerini yazmalı; okumak istedikleri hikayeleri.
- Hayran forumlarından uzak durmaya çalıştığını çünkü insanların olanları tahmin ettiğinde hikayeyi değiştirme güdüsü devreye giriyor ama onca ipucunu verdikten sonra bunu yapmanın doğru olmayacağını ve bunun hikayeyi de mahvedeceğini bildiğinden bakmamak en iyi seçenek. “Kitabı o kadar ipucuyla doldurduktan sonra değiştirmek beni yalancı yapar, ben yalancı değilim” diyor(Ama karısı giriyormuş forumlara :P ).
- Sen kötü bir yazarsın çünkü birçok ana karakteri öldürüyorsun. Bununla nasıl başa çıkıyorsunuz?
Şey… Okuyucularımın okuduklarına duygusal olarak katılmalarını istiyorum. Uzaktan okumayı sevmiyorum ve onların gerçekten dahil olmalarını istiyorum ve eğer korkunç şeyler olacaksa; Korkmalarını istiyorum. Bunu yapmanın ötesinde herkesin ölebileceğini belirtmek istiyorum. Benimki, kahramanın güvende olduğunu bildiğiniz, diğerleri gibi tahmin edilebilir bir kitap değil. Kahramanın ne kadar sorun yaşarsa yaşasın, karşılaştığı ihtimaller; o gelecek, çünkü o ... o John Carter, o kahraman. Gerçek hayatta böyle değil ve kitaplarımda gerçekçi olmak istiyorum, bu yüzden kimse kitaplarda güvende değil. Bir yazar olarak amacım her zaman güçlü bir kurgu hikayesi yaratmaktı. Okuyucularımın kitaplarımı ve rahat bir koltukta otururken geçirdikleri harika zamanı hatırlamalarını istiyorum.
- Ama Buz ve Ateşin Şarkısı'nın kahramanı kim ?
Bilmiyorum. Herkes kendi hikayesinin kahramanı ... ve bir düzineden fazla bakış açısı karakterim var ve hepsi kahraman …
- Kitaplarınızın bir başka ilginç yanı da bize Kızıl Tanrının alevleri, Yüce Yürek Hayaleti'nin sözleri veya Ölümsüz Evi'nin vizyonları aracılığıyla birçok ipucu vermenizdir…
-Güler- Onlar spoiler mı? Onların ne demek istediğini anlamak için çok dikkatli bir şekilde bakmanız gerekir. Hepsi de göründüğü gibi değil. Kehanetler beklemediğin şekillerde gerçeğe dönüşürler.”
- Elbette bize yardım etmek için verdiğiniz tüm kehanetlere rağmen hikaye çok öngörülemez …
Kehanetler, kabzasız kılıca benzer, çok dikkatli tutmak gerekir.” diyor ve kehanet işinin kitaba ilginçlik katacağına ama çok belirgin bir mana ile yahut çok kolay anlaşılır şekilde bunu yapmak istemeyeceğinden bahsediyor. Kehanet için Güller Savaşında yaşamış bir lordu örnek veriyor. Beyaz Kule’nin altında öleceğine dair bir kehanet duymuş ve ondan sonra o kuleye bir daha yaklaşmamış; savaşta öldürülüyor ve öldüğü yer de o kulenin resminin olduğu yerdir. “Kehanetler beklemediğin şekillerde gerçeğe dönüşürler.” diye bitiriyor. “Kehanetler beklenmedik şekillerde gerçekleşir. Onlardan ne kadar kaçınmaya çalışırsanız, onları o kadar çok gerçeğe dönüştürürsünüz ve ben bununla biraz eğlenirim.”
- Yani her zaman beklentilerimizi hayal kırıklığına uğratmak istiyorsun, değil mi?
Evet, her zaman niyetim buydu: okuyucunun beklentileri ile oynamak. Bir yazar olmadan önce çok iddialı bir okuyucuydum ve hala öyleyim ve çok öngörülebilir grafikleri olan çok sayıda kitap okudum. Bir okuyucu olarak aradığım şey beni memnun eden ve şaşırtan bir kitap. Ne olacağını bilmek istemiyorum. Benim için hikaye anlatımının özü bu ve bu nedenle okuyucularımın artan ateşle sayfaları çevirmelerini istiyorum: sonra ne olacağını bilmek. Çoğunlukla fantezi türünde, kahramana sahip olduğunuz ve o seçilmiş olan birçok beklentisi var ve her zaman onun kaderi tarafından korunuyor. Kitaplarım için istemedim.
- Serinin ismi neden Buz ve Ateşin Şarkısı? Sur ve ejderhalar ve ötesi için mi?
Bu bariz bir şey ama evet, bundan fazlası var. İnsanlar Robert F.’in şiirinden etkilendiğimi söylüyor, doğru. Ateş aşk, tutku, cinsel şevk ve diğer şeylerdir. Buz ihanet, intikam ve buz… biliyorsun, insaniyetsiz bir soğukluk ve kitaptaki diğer şeyler.
- Bana biraz kadın karakterleri hakkında konuş, çünkü onlar çok çeşitli ... Lady Catelyn, Kraliçe Cersei, Asha Greyjoy, Melisandre, Tarth Brienne ...
Şey ... Farklı olmalılar çünkü farklı yaşam deneyimleri olan farklı kadınlar. Tüm kadınların aynı olduğuna inanmıyorum, erkeklerin hepsi aynı değil. Bence “tüm kadınlar… boş olanı dolduruyor” gibi yaptığınız herhangi bir ifade yanlıştır. Bu tür genellemeler sizi her zaman sıkıntıya sokar, bu yüzden kadın karakterlerimi Westeros'un Yedi Krallığı gibi cinsiyetçi ve ataerkil bir toplumda bile büyük çeşitlilikte sunmak istedim. Kadınlar farklı roller ve farklı kişilikler bulabilirler, bu yüzden farklı yeteneklere sahip kadınlar bir toplumda kim olduklarına göre çalışmak için yollar bulabilirler.
- GRRM savaş karşıtı biri ama “mutlak pasifist” biri kesinlikle değil.
submitted by griljedi to asoiaf_tr [link] [comments]


2020.07.26 16:29 rotten787879 delusional ebeveynler

öncelikle buraya yeni üye oldum ama incel kültürüne bayadır aşinayım. her neyse bizimkiler sürekli sokaktan geçen güzel bi kız gösterip bunu sana alalım falan derler, kadınların artık mal olmamasını geçtim ben tipsiz bir spergim zaten, nasıl beni onlara layık göriyorlar anlamıyorum amk. bir kaç kez geçiştirmiştim böyle yaptıklarında, bir kere bunlar bana mı bakar gerçekçi olun diye çıkıştım, hemen kızlar tipe değil kişiliğe bakar saçmalığını söylüyorlar. zaten üniye bile başlamadım neden bu kadar erkenden bu muhabbetleri yapıyorlar bu türk aileleri anlamıyorum. hiç evlenmek istemediğimi ufaktan söylemeye çalışmıştım bi keresinde , sanki yetimhane yakmak istiyorum demişim gibi tepki verdikleri için susmak zorunda kaldım. şu evliliği yücelten türk aile mentalitesini sikeyim. ted konuşmama geldiğiniz için teşekkürler.
submitted by rotten787879 to turkincel [link] [comments]


2020.05.10 16:11 BeetHovenV Bi yardım edin

Arkadaşlar bi sorum olacak sağlam bir bilgisayar almak istiyorum ama o kadar param yok ha şuan çalışıyorum parasızda kalmıyorum öyle bi problemim yok yakın zamanda ailemle tartıştım para konusu yüzünden evlenmek üzereyim gelmiş hala benden para istiyor vermiyorum dedim kovdu bu zamanda ayrı eve çıkmak zorunda kaldım kazandığım para evin ihtiyaçlarına eşyalarına gidiyor kredi kartıyla alayım dedim kredi kartım yok hiçbi banka kredi kartı vermiyor kredide vermiyor şu bireysel ihtiyaç kredisi 1 aydır değerlendirmede onunlada banka ilgilenmiyor taksit imkanım olsa her türlü alırım hem evden işime devam etmem için gerekli albüm firmasında fotoğraf renk işi yapıyorum hemde evde olduğum günler sıkılıyorum daralıyorum nasıl yapabilirim ?
submitted by BeetHovenV to KGBTR [link] [comments]


2019.09.09 12:55 Syerox Senin için ... 😘

Senin için ... 😘 Oku Bu gerçekten çok güzel 😊 (aşağı in)
Bir melekden dün gece seni izlemesini istedim, ama geri döndü. 🌝 🌜
"Neden?" Diye sordum. , Melek, “Melekler melekler gözetmez!” Dedi. 😇
Dünyanızda 20 melek var.
10 kişi uyuyor, 9 kişi oynuyor ve 1 kişi bu mesajı okuyor. 😇
Lütfen okumaya devam edin - şaka değil.
Melekler senin bir şeyle dövüştüğünü farkettiler.
Artık bittiğini söylüyorlar. 😇
Bir lütuf alıyorsun. 💫💫💫
Meleklere inanıyorsan, bu mesajı gönder, lütfen yoksayma, test edil. 😇💫
Bu gece senin lehine iki büyük şey çözülecek.
Her şeyi bırak ve ilet.
Yarın gelmiş geçmiş en iyi gün olacak. 🌼🌼
Bu mesajı 10 arkadaşıma gönder (ben dahil).
Geri alamazsam, ait değilim sanırım. 😠💫
5 cevap aldığınızda, sevdiğiniz biri sessizce sizi şaşırtacak.
Not: Her şeyi doğru yaptıysanız bu simge kırmızı yanar
Zaman çalışıyor
 🔘rotÖn kez göndermek için 10 dakikanız var 20 kişiye gönderin ve hangi kalbe döndüğünüzü görün 
💚 arkadaşlar 💙 arkadaşları 💜 İyi arkadaşlar 💝 seninle evlenmek istiyorum ❤ seni seviyorum 💗 seni seviyorum 💔 senden nefret ediyorum
submitted by Syerox to kopyamakarna [link] [comments]


2019.06.16 11:02 enobaba23 To some of the married women and men

EVLİ Bazı KADINLARA ve ERKEKLERE !!!
İNANIN NAMUSLU ŞEREFLİ ALLAHTAN KORKAN KULDAN UTANAN KİMSE YOK EVLENMEK AMAÇLI BURAYA YAZDIM AMA HİÇ DÜZGÜN İNSAN KALMAMIŞ SÖZÜM BUNA BENDE BUNU KISACA ÖZETLEDİM..
Sanalda sözüm onlara kısaca anlatayım geceleri çok görüyorum sayfalarda. Bazı dertli kadınların yazdıklarını hep mutsuz aşksız ama medeni hali evli .Duvarına bakıyorsun hep dertli paylaşımlar arabesk paylaşımlar yani kısacası huzuru yokmuş Soruyorsun hayırdır ne derdiniz var isyan etmeyin düzelir diye ;dediği cvp yaşamak istemiyorum.. neden diye soruyosun benim mutsuz giden evliliğim var yaşını soruyosun kadın 35 diyor veya 30 veya 45 ortalama BU .. nedir derdiniz? Eşimle anlaşamıyorum diyor neden diyosun anlatmaya başlıyor Artık SEVMIYORUM 🤔 10 senedir evliyim 3 tane çocuğum var ama yapamıyorum ayrılmak istiyorum kurtulmak istiyorum ...kisacasi macera arıyorum diyemiyor 😤 .çocuklarım için katlanıyorum diyor Haklısınız sabahlara kadar eşiniz köpek gibi çalışırken siz faceden yalan dolan erkeklerin özelinize gelen aşk sözcüklerini okuyosunuz, FOTOĞRAFINA yapılan iltifatlara kanıyosun yeri geliyor numaranı veriyosun telde konuşuyorsun Eşini kendini hatta çocuklarını unutuyosun kadın 40 yaşında yada Adam 40 yaşında sen senden büyük olgun bir kadınla yaşındaki kişiyle aşk yaşıyosun sonrada ben MUTSUZUM ben AYRILMAK istiyorum der durursun..Allah ıslah etsin diyorum..... Ya Erkek müsfettesi sen peki sen evde hanımın yolunu gözlesin soğuktan üşüdümü desin gecelerce kazamı yaptı diye kayıtlansın bir yudum kahveye vakti olmasın tüm hayatını sırtına yüklensin bumu yani Adamlığın sana da yazıklar olsun..... 😒😒Bu sanalda kaç insanın yuvası yıkıldı kaç tane ocaklar söndü kaç çocuk anasız babasız kaldı bilen yok ama . Mutsuzum diyenler sizlere yazıklar olsun ulan binlerce görme engelli binlerce özürlü yatalak hasta bile çok şükür deyipte mutluyum derken ...siz mutsuzum diyorsunuz O YÜZDEN KİMSE KİMSEYİ KANDIRMASIN VE EVLİ ERKEKLER BAYANLAR YUVANIZA SAHİP ÇIKIN HE MUTLU DEGİLSENİZ BAZI ŞEYLER YÜRÜMÜYOSA OZAMAN AYRILINNN ONDAN SONRA KİMİ SEVMEK İSTİYORSANIZ SEVİN Biraz empati yapın mesela Ya karşınızda ki kişinin hayata tutunma sebebiyseniz vay halinize vay vay OKTAY AK ANKARA
submitted by enobaba23 to copypasta [link] [comments]


2019.01.15 21:07 fragmanlife Benim Hala Umudum Var dizisi konusu ve oyunculari

Benim Hala Umudum Var dizisi konusu ve oyunculari Umut, İstanbul'un kendine ancak yeten, gösterişsiz semtlerinden birinde , annesi, kız kardeşi , üvey babası ve üvey babasının 3 yetişkin çocuğuyla birlikte yaşayan, 23 yaşlarında bir kızdır. Umut , üvey kardeşleriyle birlikte büyümenin tüm sıkıntılarını çocukluğu boyunca yaşamış, hala da yaşamaktadır. Ozan , 25 yaşlarında dışa dönük , neşeli , enerjik , çekici bir genç adamdır. Çıraklık için hayli geçkin yaşına rağmen kuaförlükte ısrar etmesi , çalışanların kafasında soru işareti uyandırsa da , Ozan bir kaç işe girip çıktığını , hiçbirinde mutlu olmadığını , bu işi sevdiğini , bir tanıdığın yardımıyla da bu mekanda başladığı için kendisini şanslı saydığını anlatmaktadır. Geldiği anda Umut'u beğenir ve onunla ilgilenir. Ozan için de durum pek farklı değildir. Umut'u ilk gördüğü an etkilenen Ozan, onu tanıdıkça giderek bağlanır. Fakat , Umut'a henüz anlatmadığı bir hikayesi vardır. Umut’un hayatı o güne kadar sadece tiyatro sahnesinde tanıdığı, filmlerde gördüğü bir duyguyla, aşkla tanışınca baştan ayağa değişecektir. Aşkın kendisini bu sınırları belli, her gün aynı dırdırla geçen hayatından çekip çıkaracağını düşünürken hiç beklemediği yerlere savrulacaktır.
Gizem Karaca kimdir? Umut Gizem Karaca Gizem Karaca Umut Umut , İstanbul'un kendine ancak yeten, gösterişsiz semtlerinden birinde , annesi , kız kardeşi , üvey babası ve üvey babasının 3 yetişkin çocuğuyla birlikte yaşayan, 23 yaşlarında bir kızdır.Gerek evdeki baskıcı baba ve abisinin gölgeleri , gerek her yan
Şükrü Özyıldız kimdir? Ozan Şükrü Özyıldız Şükrü Özyıldız Ozan Ozan , 25 yaşlarında dışa dönük , neşeli , enerjik , çekici bir genç adamdır. Çıraklık için hayli geçkin yaşına rağmen kuaförlükte ısrar etmesi , çalışanların kafasında soru işareti uyandırsa da , Ozan bir kaç işe girip çıktığını , hiçbirinde mutlu olmadı
Berk Oktay kimdir? Hakan Berk Oktay Berk Oktay Hakan Hakan, babasından devraldığı maddi, manevi mirası layıkıyla kullanıp geliştiren, Türkiye’nin artık kendi sınırlarının dışına çıkması, başka ülke pazarlarını da zorlaması gerekliliğine inanan, sempatik, çalışkan bir kanal sahibidir. Umut bir hayır
Mahkeme sonuçlanmış Mete herkesi bir kez daha şaşırmıştır. Bir tek Öykü huzursuzdur. Annesinin “Sabah Ayaz aradı. Bu akşam istemeye geleceklermiş” sözü onu daha da panik yapar. “Olmaz!” diye itiraz eden Öykü, bu istemeyi ertelemek için elinden geleni yapacaktır. Ayaz’la evlenmek en çok istediği şey iken Öykü neden bu kadar korkar? Diğer yandan şehrin gecekondu semtinde gittiği iş görüşmesi hem onun hem de Ayaz’ın yaşamını derinden etkileyecek bir başlangıç olur. Öykü ne kadar çabalasa da kadere karşı koyamaz ve kendini mutfakta Ayaz ve misafirlere kahve yaparken bulur. Üstelik hiç beklenmedik bir ziyaretçisi daha vardır. Ayaz “Öykü’yü deli gibi seviyorum. Hayatımda kimseyi sevmediğim kadar. Ailem olsun istiyorum, çocuklarımın annesi, yol arkadaşım olsun… Yani Allah’ın emri Peygamberimizin kavliyle kızınızı kendime istiyorum...” dediğinde mutluluk gözyaşları dökülür. Nihayet iki aşık için mutluluğun kapıları ardına kadar açılmıştır. Ancak bu durumu kabullenmiş görünen Mete’nin planlarından kimsenin haberi yoktur. Pişman olup düzeltmeye karar verdiğinde de artık her şey için çok geçtir...
Umut ve Hakan’ın nikah günü gelir. Umut gelinliğinin içinde nefes alamamaktadır. Hakan ise Ozan’ın söylediklerini hatırladıkça gerilir. Nikahtan dakikalar önce Ozan’ın nikah mekanına gelmesiyle herkes gerilir. Ozan’ın olaysız bir şekilde gidişiyle biraz rahatlasalar da, Umut son dakika da evlenmekten vazgeçer ve nikah masasından kaçar. Herkesi sakinleştirmek ise Umut’un hep yanında olan Asude’nin işidir. Umut’un nikahtan kaçtığını fark eden Ozan ise arabayla yolunu keser. Umut Ozan’a karşı koymaya çalışsa da başarılı olamaz. Ozan Umut’u kimsenin onları bulamayacakları bir otele götürür. Hakan’ın ses kaydını dinlemesi için Umut’a verir. Umut’un kaçması Hakan için tam bir yıkım olmuştur. İşlerine dört elle sarılır. En büyük yardımcısı kardeşi Rüzgar olacaktır. Selda, Yeldanın nerde çalıştığını Zeliha’ya söyler. Yelda’nın zorla çalıştırıldığını düşünen Zeliha mekana gider ve Yelda’yı ikna etmeye çalışır. Zafer, Korumalar ve mekan sahibinin araya girmesiyle işler çığırından çıkar ve polis gelir, karakolluk olurlar. Yelda’nın kendi isteğiyle Bar da şarkı söylediği anlaşılır. Fakat Zeliha kızını orada bırakmamakta kararlıdır. Yelda’yı almak için tekrar Bar’a gider, Bodyguardlar ve Zafer Zeliha’ya müdahile eder. Duyulan 1 el silah sesi ise olayların akışını değiştirir.
Zeliha’nın vurulmasıyla herkes şok olur. Ozan ve Umut hastaneye koşar. Zafer ve Yelda derin bir üzüntü yaşar. Kısa süre de taburcu olan Zeliha’nın aklı hala Yelda da dır. Ozan, Umut’u Melis’in evine götürür.Umut Ozan’ın doğacak çocuğunu kabul edeceğini söylese de yaşanalar için üzgündür. Hakan öfkesiyle başa çıkamaz. Kendini işlerine adar. Bar’ın sahibi Cihan Yelda’nın gözünü boyar.Yelda artık oraya ait olduğunu düşünmektedir. Umut annesinin isteğini kırmayıp son kez Yelda’yı vazgeçirmek için Ozan ile bara gider. Yelda’nın tepkisi sert olur ve Umut ile kavga eder. Rüzgar abisinin halini gördükçe üzülür. Umutla konuşması için onu ikna eder. Hakan Umut’u bulur ve içinde biriktirdiklerini söyler. Hakan’ın Rüzgar hakkında söyledikleriyle savunmasız kalan Umut, Rüzgar ile konuşmaya karar verir. Rüzgar’ın Emel’i öldürdüğünü itiraf etmesiyle Umut ne yapacağını bilemez.
Rüzgar’ın suçunu itiraf etmesiyle Umut ne yapcağını şaşırır. Bunu Ozan dan gizler. Rüzgarın teslim olması için hakan’a zaman tanır. Avukatıyla görüşen Hakan, Rüzgar’ı adalete teslim eder. Bunu öğrenen Ozan sinir krizi geçirir. Hakan öfkesi daha da artar ve onunla hesaplaşmaya gider. Yelda’nın yaşadıkları kendisine ağır gelir. Cihan’ın yanından kaçar fakat eve de dönemez. Kendini sokaklarda bulur. Umut ilk defa üvey babası Zafer’le yakınlaşır. Ozan babası Ragıp dan şüphelenir ve Özen’in ev adresini bulur. Özen’in evine gider ve gerçekleri öğrenir. Melis’in doğumuyla Ozan ve Umut’un kaderi değişecektir.
fragmantv seslisohbet fragmanlar seslichat
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]


2015.02.22 17:52 biseksuel Erzurum’da Eşcinsel olmak!

Bir arkadaşımdan, “Erzurum’da eşcinsel kafe açılmış” haberini aldıktan sonra şaşkınlıkla karışık bir sürü soru sormaya başladım. Başka bir şehirde olsa böyle şaşırmaz, üzerinde durmazdım bile. Ama burası muhafakarlığıyla bilinen sağ görüşlü bir şehir. Ülkenin diğer yerlerinden gelen heteroseksüel öğrencilerin birçoğu bile buraya uyum sağlamakta zorlanırken eşcinsellerin varoluşlarını kabulendirmeleri, bunu göstermeleri bile sıkıntı yaratabilecek bir durum. Hal böyleyken “kendileri” için kafe açmaları hem şaşılacak hem de cesur sayılacak bir hareket. Araştıdıkça bu kafenin aslında göz önünde olan bir semtte ama iyi gizlenmiş bir yerde olduğunu öğreniyorum. Buranın homofobik heteroseksüeller tarafından duyulması, bilinmesi fikri biraz ürkütüyor onları. Konuyu deştikçe burada bir eşcinsel parti bile verdiklerini duyuyorum. Partiyi düzenleyen eşcinsel Nazlı ile böyle tanışıyoruz. Röpörtaj teklifimi bir “güven buluşması”ndan sonra kabul ediyor. Yüzünün ve adının gizli kalması konusunda çok hassas.
“Eşcinselliğimden utanmıyorum, çekinmiyorum. Bunu Erzurum’da kaldığım süre boyunca hiç gizlemedim. Her türlü dışlanmaya, horg görülmeye, hakarete ve şiddete rağmen kendimi saklama ihtiyacı duymadım. Burası eşcinseller için zor bir şehir. Erzurum’da eşcinsel olup bunu gizlememek rüzgara rüzgara karşı yürümek gibi bir şey. Ama diğerleri gibi bir maske takıp erkekmiş gibi davranmadım. Çünkü hissetiğin bisindir,bunu değiştiremezsin. Ben eşcinsel bir crossdresser olarak para kazanıyorum.Yüzümün,adımın,adresimin gizli kalması benim için bu yüzden önemli. Korku değil bu, sadece tedbir!” diyor bana ve ben de bunu kabul edip, hikayesini dinlemeye başlıyorum. Nazlı, eşcinsel bir crossdresser. Fotoğraflarda gördüğüm siyah peruklu, topuklu ayakkabı giymiş, üzerinde seksi kıyafetleriyle poz veren bu crossdresseri erkek.. Haliyle, “Acaba,”tanıyabilecek miyim?” diye düşünüyorum buluşmaya giderken. Her geç kaldığı dakikada merakım daha da artıyor. 1 saatlik meraklı bekleyişimin ardından “merhaba” diye narin ellerini uzatıyor bana. Tanımaktan çok da güçlük çok da farklı değil. Hal ve tavır olarak tam benimkinden daha kadınsı. Konuşma sırasında kısacık saçlarını zarif el hareketleriyle düzeltiyor sürekli. Her seferinde korkusuz olduğundan bahsediyor. Bu durumunun çok da anormal olmadığını, büyütecek bir şeyin olmadığını söylüyor. Muhafazakar bir şehirde olmasına rağmen oldukça cesur. Bana yaşadığı ilişkilerden bahsediyor. Hayatının adamından, sonunun nasıl hüsranla bittiğinden, erkeklere artık güvenemediğinden…Uzun sayılabilecek bir erkek dedikodusundan sonra röpörtaja geçiyoruz
Crossdressliği anlatır mısın, bilmeyenler için?
“Crossdress” kadın kıyafetleri, iç çamaşırları, ayakkabıları giymekten hoşlanan erkekler için kullanılan bir tabir. Bu aslında kadınlar için de geçerli. Erkek gibi giyinen, erkek gibi davranan ve bundan mutluluk duyan kadınlar için de kullanılır ama erkek örnekleri çok fazla olduğu için kadın kiyafeti giyen erkeklerle biraz özdeşleşmiş durum şu anda.
Ne Zaman kadın kıyafetleri giymeye başladın? 13-14 yaşlarımda başladım diye hatırlıyorum. Ablamın kıyafetlerini gizli gizli giyerdim.
Sen bir eşcinsel cd’sin. Kadın dürtüsünü ilk ne zaman hissetin peki?
Bu zaten doğuştan gelen bir his. Sen nasıl bir kadın doğdun, kendini doğuştan böyle hissediyorsun, ben de kendimi hep kadın hissetim. Ama 11 yaşımda tamam dedim. Ben bir eşcinselim. Bunu zaten hep hissediyordum ama ilk o zaman bunu kendime itiraf etmiş ve bullanmıştım.
Ailenin tepkisi nasıl oldu peki?
İlk önce şok oldular. Çünkü ben o zamanlar gizleyebiliyordum bunu. Daha sonra benim için sancılı dönemler başladı. Ailem kabullenemedi.Değişeceksin, “normale” döneceksin diye baskılar arttı. Psikologa gönderildim. Bu bir hastalık, tedavi olmalısın dediler. Bunun değişmeyeceğinden adım gibi emindim ama karşı çıkmadım, gittim. Doktorla epey kunuştum. Seansları kaçırmadım. Doktor da aileme bu durumun hastalık olmadığını, doğuştan geln bir kadın olma hissi olduğunu ve bunun değiştirilmeyeceğini söyledi.
Sonra?
Sonrasında son çare olarak beni evlendirmeye karar verdiler. Belki o zaman “düzelirim” diye ama anlamadıkları şey ben zaten normaldim. Bu olabilecek bir şey. Sadece farklı bir bedende doğdum, hepsi bu. Ben gene değişmeyeceğimden adım gibi emin olmama rağmen onların dediğini yaptım, evlendim. Yaklaşık 1 yıl sürdü. Eşimle bir evin içinde iki yakın kız arkadaş gibiydik. Ona eşcinsel olduğumu söyledim. Terk etmedi beni çünkü kendince sebepleri vardı, kaldı benimle. Bunu kabulendi ve iki arkadaş gibi yaşadık, o bir yıl içerisinde. Sonrasında zaten bitirme kararı aldık. Ne zamana kadar sürecekti ki bu durum zaten.
Ailenin baskıları devam etti mi peki?
Doktora gittim, evlendim. Durum değişmedi. Onlar da anladılar artık değişmeyeceğimi. Ben buyum, böyleyim. Bu halimle mutluyum. Sonra kabullendiler beni. Baskıları da tüm bunlardan sonra son buldu.
Tamamıyla kadın gibi hisedip, erkek bedeninde yaşamak zor değil mi senin için? Cinsiyet değiştirmeyi düşündün mü?
Bu tabii ki zor. Ben bir kadın gibi hisediyorsam öyle de görünmeliyim. Etek giymeli, saçımı uzatmalı, makyaj yapmalı ve topuklu ayakkabı giymeliyim. Seviyorum böyle olmayı. Ama yanlış bir bedende doğdum. Bir karışıklık oldu sanırım (gülüyor). Ve tabii ki ileride cinsiyet değiştirmeyi düşünüyorum. Zaten hormon tedavisi görüyorum şuan. Okulumun bitmesini bekliyorum,cinsiyet değiştirmek için.
Crossdreser olmaya nasıl karar verdin?
Tüm bunlardan sonra İstanbul’a gittim. 19 yaşındaydım. Orada benim gibi arkadaşlarım oldu, crossdreserdi çoğu… Ben de o zaman karar verdim. ve cd oldum. 3 senedir devam ediyorum. Ama ailemin haberi yok tabi bundan.
Memnun musun peki?
İş başvurularında bulunuyorum sürekli ama eşcinsel olduğum için kimse beni işe almak istemiyor. Crossdresserliğa devam ediyorum bu nedenle. Hem memnunum bu durumdan, hem hissetiğim gibi kadın oluyorum, hem de para kazanıyorum. Gayet hoş bir durum bence şikayetçi değilim
Sonrasında Erzurum’a geldin. Muhafazakarlığıyla bilinen bir şehir… Bu seni tedirgin etmedi mi?
Etmez olur mu? Etti tabi. Ne yaparım orada, nasıl yaşarım diye birçok kez düşündüm. Hem eşcinselim hem de crossdreser… Çalışabilir miyim diye birçok kez düşündüm. Bu düşüncelerle de geldim sonuçta buraya.
Nasıl problemlerle karşılaştın?
Öncelikle insanların garip bakışlarına maruz kaldım. Çok fazla sözlü tacize uğradım. ve hala da uğruyorum. Fiziksel şiddete de uğradım. Arkadaşımla yürüyüşe çıktığımız bir akşam saldırıya uğradık, sırf eşcinseliz diye. Karakolluk olduk. Şikayetçi oldum ama sonra başım ağrımasın diye şikayetimi geri aldım.
Bırakıp gitmeyi düşünmedin mi?
Düşündüm. Gitmek istediğim zamanlar çok oldu. Ama burada, okuyorum sonuçta. Alışmaya çalıştım. Duymamazlıktan geliyorum artık. Eskisi gibi bu durumu çok problem de etmiyorum. Korkmuyorum artık. Çünkü ben buyum, böyleyim. Kendimi gizlemiyorum da. Her şey ortada, ben bir eşcinselim. Bunun nesini saklayacağım. Allah’ın bildiğini kuldan saklamak saçmalık.
Bana, sataşanlara cazgır yüzümü gösterince geri çekiliyorlar. Hem bu niye bu kadar abartılacak bir hal alıyor anlamıyorum. Bu normal bir şey. Bunun problem edilmesi çok saçma. Erzurum’da er ya da geç ben ve benim gibileri kabul edecek, etmek zorunda. Her şey değişiyor, Erzurum’da değişip normalleşmeli kanımca.
Müşterilerinin içerisinde Erzurumlular var mı?
Var tabi canım. Ohooo.. Ben ve benim gibilerin ayıplayanlar, asarız keseriz diye ortalıkta “erkeklik” yapanlar akşam bana geliyor. İçlerinde gizli eşcinsel olanlar da var, biseksüel (her iki cinse ilgi duyan kimse) olanlar da… Ve hepsi bekar da değil üstelik. Evli ve çocuklu olanlar da geliyor.
Müşterilerinin bir steretopisi var mı?
Ya öyle belli bir kesim yok aslında. Öğrenci var, çalışan var, evli-bekar olanlar var. Genç-yaşlı, olgun olanlar da var. Çok değişiyor o ya… Ama yüzde 50 buranın yabancıları yani öğrenci kesimi diğer yüzde 50 ise buralı olanlardan oluşuyor.
Korkmuyor musun peki? Evine yabancı birini alıyorsun tanımadan, bilmeden… Tedirgin olduğum zamanlar oluyor. Çokça hem de… İstanbul veya İzmir olsa hiç korkmam, hiç tereddüt etmem. Paramı almadığım taktirde kıyametleri koparırım. Ama burası biraz farklı… Tepkilerini kestiremediğim için alttan alıyorum hep. Zaten öyle herkesi kabul etmiyorum. Çok seçici davranıyorum bu konuda.
Erzurum’da benim bildiğim bir tek sen değilsin, başka crossdresserlar da var. Bu iş sistemli bir şekilde mi yürüyor yoksa hepiniz bağımsız mısınız birbirinizden?
Var ama benim onlarla pek bir arkadaşlık ilişkim yok. Sadece cd siteleri var, oraya profilinizi ekliyorsunuz bu kadar. Sistemli bir şekilde yürümüyor buradaki işler ya da en azından kendi adıma konuşacak olursam… Kimseye güvenemiyorum. Hele ki bizim işimizde güvenmek çok zor. Ortalık anında karışabiliyor dedikdularla. Ben, uzak durmayı tercih ediyorum. Yalnız yaşamayı seviyorum.
Erzurum’da eşcinsel parti verdin. Bu bir ilk! Biraz anlatır msın bana partiyi?
Biz, etkinliği oluşturduğumuzda 400’e yakın kişi geleceğini söyledi. Ama gerçekte 42 kişilik bir parti oldu. Bu sayı, Erzurum için gayet iyi ama katılımın daha çok olmasını beklerdim ben.
Eşcinsellerle ilgili herhangi bir etkinlik daha yaptınız Erzurum’da?
Eşcinsel ölümlerini protesto etmek amacıyla yürüyüş düzenlemek istedim. Bir eşcinsel yürüyüşü… Tabii pek destek veren olmadı. Emniyet zaten izin vermedi. Bizden hoşlanmadıkları için mi yoksa olay çıkar, bize saldırırlar diye mi bilmiyorum. Ama her iki durumda da hoş olmayan şeyler var. Homofobik söylemler ve davranışlar bitsin istiyoruz artık. O yürüyüşün yapılması halinde polisin bizi koruması, güvenliğimiz sağlaması gerekirdi zaten. İzin verilmedi, ben de daha sonra vazgeçtim zaten.
Bu veya buna benzer başka şeyler yapmak istiyor musunuz burada?
Eşcinseller Derneği açmak istiyorum. Bence, böyle bir dernek bu şehir için gerekli. Diğer şehirlerden gelen eşcinsel öğrenciler kendilerini burada sır gibi saklamak zorunda kalıyorlar. Oysaki üniversite yılları bir insanın en özgür olduğu yıllardır, öyle olmalı en azından. Ben eşcinseliğimi lise yıllarında gizliyordum ama şuan üniversitedeyim. Muhafazakar bir şehirde de olsam bunu gizlemiyorum. İnsanların da, baskı ve korku altında yaşamalarını istemiyorum. Hiç değilse kendilerini güvende hissedebilecek, kendileri gibi olan bir insan topluluğunda bulunsunlar istiyorum. Öğrenciler dışında Erzurum’da da eşcinsel sayısı sandığınızdan daha fazla.
Aile ve toplum baskısından korkarak evleniyor bir de çocuk yapıyorlar. Eşcinsel dürtülerini hep bastırıyor ya da gizli tutuyorlar. Onların da rahat etmesini, kendilerini anlayabilecek insanların olduğu bir yerde, haftada birkaç kez de olsa özgür ve maskesiz yaşamalarını istiyorum. Bu nedenle böyle bir dernek açma fikrim var.
Son olarak sana hayalini sorsam….
Benim hayalim… Tek istediğim okul bittikten sonra Hollanda’ya yerleşip orada evlenmek. Bir ara ülkemizde de bu durum konuşuldu ama çok kesim buna karşı çıktı. İnsanlar neden başkalarının hayatına bu kadar müadahale etmeyi seviyor, kendilerinde bu hakkı nasıl bulabiliyorlar aklım almıyor. Tek bir hayatımız var yaşayacağımız,bıraksınlar da herkes istediği gibi yaşasın. Baskı, yasak ve şiddetle hiçbir şey çözüme kavuşturulamaz. Geyler,lezbiyenler,translar,biseksüeller ve heteroseksüeller…Biz hepimiz başka bir renk, başka hayatlarız. Toplum olarak bunu kabullendiğimiz zaman gökkuşağı renkleri yan yana tamamlanmış olacak. Güzel bir gökyüzünün altında beraber yaşayabiliriz.
FATMA SARIKAYA Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Erzurum’da Eşcinsellik: Rüzgara Karşı Yürümek Atatürk İletişim Gazetesi, Sayı:78, Sayfa:6, 6 Haziran 2014
Aydın Doğan vakfı tarafından düzenlenen öğrencilerin, fakültelerinin eğitim amacıyla o yıl yayımladığı uygulama gazete ve dergileri ile diğer medya organlarında yayınlanan çalışmaları ile ilgili röpörtaj dalında ikinci olmuştur.
Gerekçe: Anadolu’nun ortasında bir kentte sessiz sedasız açılan eşcinsel kafenin kurulma hikâyesi ve oradaki yaşamı aktarıyor.
submitted by biseksuel to biseksueller [link] [comments]


2009.07.26 00:44 mertheper Hadise: Evlenmek istiyorum

submitted by mertheper to mertblog [link] [comments]


Dul bayan İrem: Evlenmek istiyorum. - YouTube Evlenmek İsteyen Dul Bayanlar - YouTube Evlenmek İstiyorum (Bekarlık) BEN EVLENMEK İSTİYORUM - YouTube Evlenmek mi istiyorsun? O zaman numara yapmayı bırak! - (Uygurca Alt Yazılı) Evlenmek İstiyorum Ama Para Yok! - A'Dan Z'Ye Evlilik ... Sinan Özen - Aşık Olmak İstiyorum - YouTube Evlenmek isteyen kadın

Evlenmek İsteyen Bayanlarla Tanışın - Evlenmek Istiyorum ...

  1. Dul bayan İrem: Evlenmek istiyorum. - YouTube
  2. Evlenmek İsteyen Dul Bayanlar - YouTube
  3. Evlenmek İstiyorum (Bekarlık)
  4. BEN EVLENMEK İSTİYORUM - YouTube
  5. Evlenmek mi istiyorsun? O zaman numara yapmayı bırak! - (Uygurca Alt Yazılı)
  6. Evlenmek İstiyorum Ama Para Yok! - A'Dan Z'Ye Evlilik ...
  7. Sinan Özen - Aşık Olmak İstiyorum - YouTube
  8. Evlenmek isteyen kadın

Dünya Sevgisi ve Ölümden Nefret Etmek (VEHN) - Efekt İçerir - Gönüllü Çalışmasıdır - Nureddin Yıldız - Duration: 11:32. Sosyal Doku Vakfı 250,062 views http://www.evliliksayfasi.com/ ÜYELİK YOK , ÜCRET YOK LİNKİ TIKLA GEL ! İzdivaç tv arayan , evlilik tv arayanlar için televizyonlara alternetif gerçek evlili... Sinan Özen Aşık Olmak İstiyorum Bysaykin11 Evlenmek İstiyorum Ama Para Yok - A'dan Z'ye Evlilik En ucuza nasıl evlenilir? Evlilik aşamsı kaç para tutuyor? Eş seçiminde dikkat edilmesi gereken şartlar ... Provided to YouTube by Believe SAS Evlenmek İstiyorum (Bekarlık) · Yılmaz Morgül Yılmaz Morgül II ℗ BONUS MÜZİK PROD. Released on: 1996-12-09 Author: Hakkı Yalçın Composer: Savaş ... BEN EVLENMEK İSTİYORUM II. Dünya Savaşı’ndan Bile Haberi Olmayan Lykov Ailesi 43 Yıl Boyunca Medeniyetten Uzak Yaşamak! - Duration: 11:15. Bunları Biliyor Muydunuz? 339,078 views https://kofdy.com/evlilik-isteyen-dogulu-bayanim-282.html Evlenmek isteyen dul bayan İrem arkadaşlık ilan sitesi kofdy.com a evlilik için ilan vermiştir. Evl...